SaygıdeÄŸer Murat İman bu düşünceleri benimle paylaÅŸtı:Â
Genelde yazılarımda destekleyici kaynak ve istatistikler vermeye özen gösteririm. Bu yazımda ise sadece gelişmelere bakarak biraz zihin jimnastiği ve olmayacak olur mu acaba diye düşünerek şeytanın avukatlığını yapacağım. Tüm bu yazıyı USD’ye yani amerikan dolarına ayırıyorum. Öncelikle elimizde ki verilere bakalım.
     -     USD-Japon Yeni (JPY) paritesine baktığımızda son 13 yılın en düşüklerinde
     -     USD bazlı Amerikan 10 yıllık tahvilleri % 3.2 ler de geziniyor
     -      USD tüm dünya para birimleri karşısında diplere yakın yerlerde geziniyorÂ
Japonlar neden paralarının deÄŸer kazanmasına izin verdiler?, tabii kaynakları kıt olan bu ülke gelirinin büyük bir kısmını ihracattan saÄŸlarken neden kendi kendini baltalar ve ithalata yönelik bir rejimi körükler? Bu kararın sonuçları nelerdir? Öncelikle ilk sonuç ihracat yapan Japon ÅŸirketlerinin ve yurtdışında kurulan fabrikaların baltalanması anlamına gelir, Türkiye örneÄŸinde de görebileceÄŸimiz gibi Sabancı Holding ve Mitsubishi ortaklığıyla kurulan Temsa bu ay ÅŸirketin neredeyse 1/3’ünü iÅŸten çıkarmıştır, deÄŸer kazanan JPY üretilen malların piyasalarda ki rekabet gücünü yok etmiÅŸtir. DiÄŸer bir sonuç ise Japonlar için yabancı malların ucuzladığı anlamına gelir, uluslararası ticaret para birimi USD olduÄŸu için Japonya’da da USD ve USD bazlı tahvillerden istemediÄŸiniz kadar olduÄŸu için bunu rahatlıkla karşılayabilirler. Acaba Japonlar ellerinde tuttukları rezervi piyasada dev çalkantılara neden olmadan satamayacaklarını bildikleri için ithalat yaparak hiç deÄŸilse bu tehlikede olan para birimini mala mı çevirmeye çalışıyorlar? Â
Rapoları incelediÄŸimizde, geçtiÄŸimiz aylarda yatırım fonlarından hisse satışı olduÄŸunu ve USD bazlı tahvillere giriÅŸ olduÄŸunu görüyoruz. Amerikan tahvilerine olan yatırım talebi ve ortalama zaman ÅŸu an için ortalama 2.5 sene civarında. 10 yıllık tahvillerin faizi ise bu talep sayesinde %3.8’de %3.2’ye indi. Bit pazarına nur mu yaÄŸdı? Madem bu ülke zor durumda her hafta bir kaç banka batıyor peki neden halen düşük faizle bu ülke fonlanıyor, saadet zincirinin devamı mı saÄŸlanmaya çalışılıyor? Zaten inanılmaz borçlu olan ve cari açığı kozmik rakamlarda olan bu ülkeye neden daha fazla kredi açılıyor? Yapılan 2-5 ve 7 yıllık ihraçlara nereden talep geliyor?Â
Ben bu ve burada yazamayacağım kadar uzun sebeplere bakınca yeni bir film için senaryo hazırlıkları görüyorum. Önümüzde ki aylarda USD lehine çok hızlı gelişen sert bir hareket görürsek, bu hareket sırasında bazı büyük ellerde bulunan büyük pozisyonların piyasalara özellikle yatırım fonlarına dağıtıldığını izlersek şaşırmayalım. Sonrasında ise acınacak bir USD kuruna da hazırlıklı olalım. Bunları olacak diye yazmıyorum ama dedik ya şeytanın avukatlığını yapıyoruz, neden olmasın? Yani işin türkçesi şu: Neden USD/TL 1.85-2.00 aralığına gidip sonra 1-1.10 aralığına düşmesin? Olur mu olur. Profesyonel yatırımcı değilseniz kur riski almaktan özenle kaçınmanızı salık veririm.


